Saadet Karasu’da İlaç İsyanı: Onay Değil, Çözüm Bekliyoruz!

Sakarya Karasu siyasetinde gündem, hasta bebeklerin tedavi süreçleri ve sağlık politikaları oldu. Karasu haber platformlarında sıkça karşılaştığımız valilik onaylı yardım kampanyaları, yerel siyasette yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Saadet Partisi Karasu Siyasi İşler Başkanı Mustafa Kahvecioğlu, tedavi masraflarının tamamen vatandaşın omuzlarına yüklenmesini sert bir dille eleştirdi. Kahvecioğlu, sosyal devlet anlayışının bu krizlerde acilen devreye girmesi gerektiğini vurguladı.
Yardım Kampanyaları ve Sosyal Devlet Beklentisi
Türkiye genelinde olduğu gibi Sakarya Karasu özelinde de bebek tedavi kampanyaları artarak devam ediyor. Yüksek maliyetli yurt dışı ilaç tedavileri, aileleri valilik onaylı yardım toplamaya adeta mecbur bırakıyor. Meydanlarda ve sosyal medyada yankılanan bu çağrılar, vatandaşın bireysel çabasıyla ve dayanışmasıyla sonuca ulaşmaya çalışıyor.
Ancak bu ağır tablo, devletin sağlık alanındaki temel sorumluluklarını yeniden tartışmaya açtı. Eleştirmenler, yaşam hakkının bütçe hesaplarının üstünde olduğunu hatırlatıyor. Tedavi maliyetleri ne kadar yüksek olursa olsun, bu yükün şartsız biçimde kamu bütçesinden karşılanması gerektiği güçlü bir şekilde savunuluyor.
Devasa Bütçeler ve Bireysel Yaşam Hakkı
Yerel siyasette bu konudaki en net itiraz Saadet Partisi Karasu İlçe Teşkilatı’ndan geldi. Siyasi İşler Başkanı Mustafa Kahvecioğlu, makro ölçekli ekonomik projeler ile bireysel yaşam hakkı arasındaki orantısızlığa dikkat çekti. Devletin devasa bütçeleri yönetirken, nadir hastalıklara sahip bebeklerin tedavisinde yetersiz kalmasının kabul edilemez bir tezat oluşturduğunu belirtti.
Vatandaşın cep telefonlarından on liralık mesajlar atarak veya esnaf kumbaralarını doldurarak çözüm üretmeye çalışması, sağlık sistemindeki boşluğu gözler önüne seriyor. Kahvecioğlu’na göre bu durum, valilik onaylı kampanyaları bir güven belgesi olmaktan çıkarıp tamamen çaresizliğin tesciline dönüştürüyor.
“Sorumluluğu Halkın Vicdanına İhale Etmektir”
Saadet Partisi Karasu Siyasi İşler Başkanı Mustafa Kahvecioğlu’nun sağlık politikalarını eleştirdiği basın açıklamasının tam metni şu şekilde:
“Devletin ‘İzni’ Var, Peki Ya İlacı? Bir yanda devasa bütçeler, dev projeler, ‘güçlü devlet’ sloganları… Diğer yanda ise elinde bir valilik kağıdıyla, sokak sokak dolaşıp evladının canı için para dilenmek zorunda kalan anne-babalar. Sorgulamadan edemiyor insan: Koskoca bir devletin gücü, birkaç bebeğin yaşama tutunması için gereken ilaca mı yetmiyor? O ‘valilik onaylı’ ibaresi, bir çaresizliğin tescili gibi duruyor. Devlet diyor ki: ‘Ben bu ilacı getirmiyorum, parasını ödemiyorum; ama sen halktan toplayabilirsin.’ Bu, sorumluluğu omuzlardan atıp halkın vicdanına ihale etmektir.”
“Milyarlarca liralık vergiler nerede? Şatafatlı açılışlar nerede? Bir bebeğin nefesi neden 10 liralık SMS’lere emanet ediliyor? Bir çocuğun yaşama hakkı, bir lütuf veya yardım kampanyası konusu olamaz. Artık ‘onay’ değil, çözüm bekliyoruz. Bebeklerin kaderi kampanya başarılarına değil, devletin sorumluluğuna bağlı olmalı. Halkın vicdanıyla kapatılan her açık, sistemin hanesine bir ayıp olarak yazılıyor. Biz SMS atarız, biz kumbaraları doldururuz; ama bu utancın hesabını tarih, ‘onay’ verenlere sorar.”
Karasu Özelinde Dayanışma ve Tükenmişlik
Karasu bölge halkı, bugüne kadar başlatılan pek çok kampanyaya yüksek maddi destek sağladı. Çarşı merkezindeki stantlar ve kermes faaliyetleri, halkın bu konudaki sarsılmaz hassasiyetini kanıtlıyor. Ne var ki, bir bebeğin kurtulması, bir sonraki hastanın aynı kampanya başarısına ulaşacağını garanti etmiyor.
Sivil toplum kuruluşları ve bölge halkı, bu ağır maddi yükün tamamen sivil inisiyatife bırakılmasını sürdürülebilir bir model olarak görmüyor. Hastalıklarla mücadele eden bebekler doğrudan zamanla yarışıyor. Siyasi partilerin bu krizleri sürekli gündemde tutması, çözüm mercileri üzerinde demokratik bir baskı unsuru oluşturmaya devam ediyor.
Kalıcı Devlet Politikaları Talep Ediliyor
Nadir hastalıklarla mücadele eden çocukların tedavi süreçleri, sosyal devlet anlayışının test edildiği en hassas alanlardan biridir. Kahvecioğlu’nun eleştirileri, kamu bütçesinin kullanım önceliklerine dair rasyonel bir tartışma zemini sunuyor. Ortak beklenti, valilik onaylı yardım stantlarının yerini, tedavi masraflarını eksiksiz karşılayan kapsayıcı sağlık güvencesi sistemlerinin alması yönünde şekilleniyor.




