DOLAR EURO STERLİN İSV. FRANGI KANADA D. AVUSTRALYA D. GRAM ALTIN GÜMÜŞ ÇEYREK ALTIN BIST 100 BITCOIN ETHEREUM
Köşe Yazıları
Trend olan

Karasu’da Gazi Metal, İçtaş ve Aksa: Emek ve Ekmek Meselesi

Karasu’da liman tıkır tıkır işliyor, organize sanayi bölgesi vardiyalarla dönüyor, üretim artıyor, ticaret büyüyor. Her şey yolunda gibi görünüyor ama sahaya inince insanın aklına tek bir soru takılıyor: Bu büyümenin emek cephesinde karşılığı ne kadar?

Üretim Büyürken Ücret Dengesi Neden Farklı?

Kocaeli-Gebze hattında metal sektöründe sendikalı anlaşmalarla ücretler 90 bin TL bandına dayanmışken, Karasu OSB’de aynı işi yapan, benzer risk alan işçilerin daha düşük seviyelerde kaldığı konuşuluyor. Aynı sektör, aynı yorgunluk, aynı tehlike… ama ücret dengesi neden bu kadar farklı? Bu karşılaştırma doğal olarak kafalarda soru işaretleri bırakıyor.

Gazi Metal’in Karasu’daki varlığı, İçtaş’ın liman operasyonlarındaki ağırlığı ve Sakarya’da Aksa Doğalgaz’ın toplu iş sözleşmesi süreci üzerinden bakınca, emek-ücret meselesi artık bölgesel bir tartışma haline gelmiş durumda.

Karasu Limanı ve OSB’deki işçiler arasında ücretlerin sürdürülebilirliği, yan hakların yeterliliği, iş güvencesi gibi konular sık sık dillendiriliyor. Dört ayda bir verilen ek ödemeler kısa vadede nefes aldırıyor olabilir ama işçilerin asıl istediği belli: düzenli, öngörülebilir, kalıcı bir gelir yapısı.

Sendikal Süreçler ve İşçinin İkilemi

Öte yandan Aksa Doğalgaz’da devam eden toplu iş sözleşmesi süreci hâlâ sonuçlanmadı. Burada hem işverenin hem de yetkili sendika TES-İŞ’in sorumluluğu büyük. Çalışanlara süreç hakkında şeffaf ve düzenli bilgi verilmesi, çalışma barışının devamı için şart. Belirsizlik uzadıkça en çok zarar gören yine emekçiler oluyor.

Bölgede dikkat çeken bir başka nokta da işçilerin içindeki ikilem: Bir yanda “örgütlenmek dengeleri değiştirir” umudu, diğer yanda “sendikalı olmak iş güvencesini riske atar mı?” korkusu. Oysa Anayasa’da örgütlenme hakkı net: Bu bir çatışma aracı değil, tam tersine çalışma hayatındaki dengeleri sağlayan doğal bir mekanizma.

Bu yazıyla kimseyi suçlamak, hedef göstermek istemiyorum. Amacım sadece bölgede oluşan ücret ve hak dengesizliğine dair kamuoyunda dönen sohbetleri biraz daha görünür kılmak. Üreten, taşıyan, risk alan emekçilerin beklentisi çok net: Emeğin karşılığı açık, adil ve uzun vadeli olmalı.

Çünkü mesele sadece üretim rakamları değil. Mesele emek ve ekmek. Üretimin büyümesi kadar, o üretimi gerçekleştiren insanın değerinin de korunması önemli. Şeffaf diyalog, dengeli sözleşmeler ve karşılıklı sorumluluk duygusu olmadan bu dengeyi kurmak zor.

Emek ekonominin yükünü taşırken, karşılığının da sürekli tartışma konusu olmamalı.

Bahtiyar Yaşar

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu